25 Şub 2009

BEŞ ÇAYINA ELİ BOŞ GİDİLMEEEEZ....


Sevgili arkadaşımız Seval' ın gerçekleştirdiği "5 Çayına Lokmalık Mini Tatlar" etkinliğine gönderiyorum trufflarımı. İlk akla gelen misafire ikramlar da olsa ben gittiğim yerlere elim boş gitmeyi hiç sevmediğimden olsa gerek misafirliğe giderken elime bir kutu truff alıp gideyim dedim. Bu truffları geçen hafta bir arkaşıma giderken hazırlamıştım. Yoğunluktan orada tatma fırsatı bulamasak da eminim hoş bir lezzeti olmuştur.

24 Şub 2009

GECİKMİŞ BİR YORUM


Issız Adam'mı desem, yalnız adam mı desem yoksa öküz adam mı desem? Hayatta ne istediğini bilmeyen, sürekli arıza çıkaran, Ada gibi piyangoyu kaçıran adama ne desem bilemedim. Maalesef filmi izlemek için oldukça geç hareket ettim. Ama iyi ki izlemişim. Herkese öneriyorum. Zaten birçoğunuz izlemiştir. Gecikmiş bir yorumun gecikmiş enstantaneleri:

  1. Hayatımda ilk kez bir filmi sinemada iki kez seyretmiş olmama rağmen halan Ada ve Alper'in keyifli tanışmalarının etkisindeyim.
  2. Filmi kaç kere seyrederseniz seyredin eski şarkılar kendinden hiç bıktırmıyor.
  3. Havuçlu kekin tarifini son ana kadar bekledim.
  4. Filmin özellikle ikinci bölümünü nefes aldığınızı unuturcasına izliyorsunuz.
  5. Çağan Irmak sesimi duymaz biliyorum ama ben yine de ona teşekkür ediyorum; bana son yıllarda izlediğim en değişik ve en güzel filmi sunduğu için.
  6. İnanın hayatta Alper gibi arızalar çok. Bize "ulan bu adamın her şeyi var; işi,parası, güzel bir eşi, sağlığı. Daha Allah'tan belasını mı ister" dedirten.
  7. Bu sebeptendir ki hikaye çok içimizden, çok hayattan ve gerçekçi.
  8. Artık şunları düşünmek istemiyorum: O kız çocuğu gerçekten Ada'nın mı yoksa arkadaşının mı.. Bu filmin ikicisi de olur mu.. Ne olacak bu Alper gibilerin halleri..

20 Şub 2009

DOĞRU SÖYLEYENİ VALLA KÖYÜNDEN KOVARLAR:))


İşadamı, ofisinde geç saatlere kadar sekreteri ile ciddi ciddi çalışır. Geç olmuştur, günün yorgunluğuna ek olarak acıkmışlardır.

'Hadi çıkalım artık, gidip bir şeyler yeyip evlerimize gidelim' çıkarlar, bir lokantada iyi bir akşam yemeği yerler, biraz da alkol alırlar, sonra işadamı, sekreterini evine bırakır.

O ara, sekreter, nezaketen, bir kahve içmek isteyip istemediğini sorar.İşadamı da neden olmasın diye düşünüp kabul eder. Kahveyi içki takip eder, içkiden sonra ruhlar ısınır ve birlikte olurlar.

İşadamı kalkar, evine gider. Sabah 04 civarıdır.. Arabayı parkeder, cebinden bir tebeşir çıkartır, ceketine pantolonuna bir kaç çizik atar biraz tebeşir tozu serper ve içeri girer.

Karısı ayakta beklemektedir. 'Neredeydin ?' diye sorar. İşadamı da ; Aysel'le geç saate kadar çalıştık, sonra yemeğe gittik, onu eve bıraktım yemekten sonra, ama beni kahve içmeğe çağırdı, kahveydi, sohbetti, içkiydi derken kendimizi yatakta bulduk, ancak toparlandım, geç kaldım, özür dilerim karıcım' der.

'Yalancııııı ! Yine bütün gece o zibidi arkadaşlarınla bilardo oynayıp bira içtin di mi ! sen adam olmayacaksın ruhun serseri !

Bu fıkrayı çok sevdiğim bir arkadaşım e-posta olarak yollamış, ben de sizinle paylaşmak istedim. Bedeli ve nedeni ne olursa olsun insan yine de yalan söylememeli. Yine de zaman zaman şaşıyoruz. Yazının sonundaki cümle ise şuydu; daima doğruyu söyleyin. Nasıl olsa karşınızdaki inanmak istediğine inanır.

18 Şub 2009

ANNEMİN GÜNÜ

Sonunda bilgisayarımla birbirimize kavuştuk ve bende buradayım çok şükür. Blogumu ço0k özledim:( Ancak ev halkının bitmek bilmeyen hastalık halleri beni mutfakdan epey uzak bıraktı. Benim son bulmayan farenjitim, daha sonra oğluma bulaştırmamla beraber onun başlayan boğaz enfeksiyonu, annemin acil olarak bir günde olduğu safra kesesi ameliyatı derken biz iyice koptuk. Şu bitmek bilmeyen grip mikrobunu bulaştıranı elime bir geçirsem vallahi mahvedeceğim. Bu nasıl bir mikropmuş ya Allah'tan annem gününü yaptı ve sonrasında ameliyet oldu:) Ben o gün en çok kumpir yedim galiba.Çok leziz olmuştu. Çoğunu görüntüleyemesemde
Annemin Menüsündekiler:
Öncelikle Türk Kahvesi Eşliğinde Truff
Aşure
Fırında Sigara Böreği
Kumpir
Kereviz Salatası
Kremalı Milföy Dilimleri
Muhallebili Elma Tatlısı

MUHALLEBİLİ ELMA TATLISI:
1 paket petibör bisküvi
6 adet elma
1 çay bardağı iri ufalanmış ceviz
1 tatlı kaşığı tarçın
1 su bardağı hindistan cevizi

Kreması İçin:
1 kg süt
1 su bardağı toz şeker
2-3 yemek kaşığı un
Damla Sakızı

Elmaları Pişirmek İçin:
Toz Şeker ve Su
Öncelikle elmalardan bir tanesini rendeleyip, cevizle birlikte kısık ateşte birkaç dakika soteliyoruz. Ocaktan alınca içine tarçını ekliyoruz. Geniş bir borcama bisküvileri 2 kat olarak yanyana diziyoruz. Üzerine sotelediğimiz elmalardan küçük yuva halinde koyuyoruz. Diğer elmaları soyup, ikiye kesiyoruz. Çekirdek yataklarını temizleyip, tencereye diziyoruz. Her birinin üzerine 1 tatlı kaşığına yakın şeker koyup az su ekleyerek elmalar dağılmadan yumuşayana kadar pişiriyoruz. Daha sonra pişen elmaların iç kısımlarını yuva yuva yaptığımız elmaların üzerine düzgünce kapatıyoruz. Krema malzemeleriyle muhallebisini yapıp elmaların üzerine birer kepçe döküyoruz. En son bolca hindistan cevizi serpiyoruz. Bu tarifin asıl hali Oktay Usta'ya ait olmakla birlikte ben bazı değişikliklerle sunuyorum. Afiyet olsun.

21 Oca 2009

CEVİZLİ RULO MİLFÖY


Malzemler:
-10 milföy
-1 yemek kaşığı tereyağ
-1 su bardağı ufalanmış ceviz
-yarım su bardağı şeker
-1 tatlı kaşığı tarçın
-1 yumurta sarısı
Tereyağını eritip cevizi kavuruyoruz. Üzerine şekerini ekleyip bir iki dakika soteliyoruz. Ocaktan alınca tarçınını ekliyoruz. İki milföy yaprağını uçları üst üste gelecek şekilde birleştirip yanyana diziyoruz. Cevizli içten koyup rulo yapıyoruz.Dört dilim kesip bir tarafını içe bastırıyoruz. Yuvarlak bir görüntü verip fırın tepsisine diziyoruz. Üstüne yumurta sarısı sürürp fırına veriyoruz.

15 Oca 2009

HAMSİ KÖFTESİ


“Hırçın denizimizin uysal çocukları... Yağmurlu akşamlarda, tek yoldaşımız, tek yolumuz, o yokuş caddeden çıkarken balıkçı tezgâhlarında renktir, balıkçıların seslerine konudur. "Ver şuradan iki kilo, eyvallah usta, sağol..." denir, yola devam edilir... Deniz kokusu, yağmur huzuru, Karadeniz mavisi, fındık yeşili, ocağın ateşi, biraz çocuk sesi, biraz günün keşmekeşi, biraz yarın endişesi... Oturulur, hep beraber afiyetle yenir... Bu da onu sevenlere değişik bir alternatiftir...”
Canım kardeşimin memleket özlemi duyduğu bir anda hamsi köftesini görünce içinden dökülenleri size de sunmak istedim.
Malzeme ölçü olarak vermiyorum, bir kilo hamsiyi rondoda çektikten sonra içine bir dilim bayat ekmek içi, ve bir soğanı rendeleyip içine istediğimiz baharatları koyuyoruz. Dilediğimiz şekli verip mısır ununa bulayıp, sıvı yağda kızartıyoruz.

3 Oca 2009

SEVAL TEYZE 'NİN SOFRASI







Kaç gündür oğlumuzun rahatsızlığı sebebiyle evdeydik. Sonunda o da biraz iyileşme gösterince hem biraz hava alma bahanesiyle hem de sevdiğimiz Seval Teyze'nin ciğer yeme davetini gerçekleştirelim dedik. Kendisi oldukça marifetli bir hatun olduğundan evinden hiç aç çıktığımı hatırlamam. Bugünde bizi sağolsun gayet iyi doyurdu. Özellikle beyaz lahana diblesi benim favorimdi.
MASAMIZDAKİLER:
Ispanaklı Gül Böreği
Pezik Sapı Kavurması
Karnabahar Kızartması
Kabak Tatlısı
Muhallebili Elma Tatlısı
Tiramisu
Ve fotoğrafını çekmeye zaman kalmayan Arnavut Ciğeri ve Beyaz Lahana Diblesi

19 Ara 2008

MUSTİ'MİN DİŞBUĞDAYI GÜNÜ











Meleğimin,canım oğlumun dişleri yaz sonundan itibaren yavaş yavaş çıkmaya başladı. Biz de ne zamandır ona güzel bir diş buğdayı günü yapalım dedik. Ancak teyzemiz uzak şehirde okuduğu için onun geldiği tarihe sarkıttık. Canım oğlumun güzel günlerini daha çok görürüz inşallah. Kendimizce bir teleşla birşeyler yapmaya çalıştık. Tabii bir de meslek seçimi de vardı. Önüne koyulanlardan önce cd seçince bilgisayarcımı olacak derken musti beklenmeyen bir hamleyle steteskopu aldı. hastalıklardan çok korktuğumuzdan mı yoksa doktor tanıdık olsun diye mi bilinmez herkes bu duruma çok sevindi:)) hayırlısı olsun. O gün bizimle olan bütün dostları ve güzel hediyeleri için birkez de buradan çok teşekkür ederim. Tariflerini daha sonra ekleyceğim menümüzde olanlar:

Buğday Salatası
Renkli Patates Salatası
Kereviz Salatası
Limonlu Kremalı Milföy Dilimleri
Çilek Soslu Tavukgöğsü
Bebek ve Kuzu Kurabiyeler
Fırında Sigara Böreği (yoğunluktan fotoğrafını bile çekemedim)
Ve gelen dostlarımıza hediye olarak sunduğumuz "Kesede Çikolatalar "ve "Muffinler"

2 Ara 2008

SOBELENDİM !

Sevgili arkadaşım Aslı beni sobelemiş. İşte blog alemindeki ilk sobe cevaplarım;

YAŞAM FELSEFENİZ NEDİR?
Yaşamak, yaşamak ve inadına yaşamak.
İNSAN
İçi hala titreyen herkes belki de...
HAYATTA OLMAZSA OLMAZ DEDİĞİNİZ 3 ŞEY...
Ailem, sağlığım, onurum.
MUTLULUK SİZE NEYİ İFADE EDİYOR ?
Oğluma baktığım her an.
GÖZLER
Yalan söylemeyenlerini tercih ederim.
YALANA KARŞI VERDİĞİNİZ TEPKİ NE OLUR
Delilirim, köpürürüm, kükrerim.
GÜZELLİK
İşte o bende de var.
SEVGİ VE AŞKIN TANIMI
Sevgi, sadakat; aşk, tutku.
SEVGİ Mİ AŞK MI?
Sevgi.
HANGİ MÜZİK VE NEDEN?
Klasik müzik...Gerçek olduğu ve yönlendirmediği için.
DEĞİŞTİRME ŞANSINIZ OLSAYDI HANGİ 3 ŞEYİ DEĞİŞTİRİRDİNİZ?
Adaletsiz gelir dağılımı, hasta olan çocuklar ve pişmanlıklarım.
DOST?
Eh işte, bir iki tane var çok şükür...
BİLGİSAYAR ?
Yavaş yavaş öğrenmeye başlıyorum :)

Ben de sevgili blog arkadaşlarım Nar Taneleri ve Ball Kabağı'nı sobeliyorum.

25 Kas 2008

MISIRLI PİLAV, KADINBUDU KÖFTE VE MÜTHİŞ BİR TAT: KREMALI PATATES


Mısırlı pilavı ve kadınbudu köfteyi eminim ki birçoğunuz denemiştir. Ama kremalı patatesi denememiş olanlara ısrarla öneririm. Enfes bir tat. Ev halkı o kadar beğendi ki ertesi akşam yine yaptık. Pilavın tarifini vermiyorum, çünkü herkesin kendine göre bir ölçüsü vardır mutlaka. Sadece haşlanmış mısırları ekliyoruz.
KREMALI PATATES:
1 kg patates (yaklaşık 9-10 tane)
1 kutu krema
1 adet tavuk bulyon
kaşar peyniri ve 1-2 diş sarımsak
Patatesleri soyup halka olarak kesiyoruz. yağlanmış fırın tepsisine diziyoruz. bir kapta kremaya tavuk bulyonu ve sarımsağı ufalayıp karıştırıp patateslerin üzerine döküyoruz. üzerine kaşar peyniri rendesini de ekleyip fırına veriyoruz.
KADINBUDU KÖFTE:
yarım kilo kıyma
1 kahve fincanı haşlanmış pirinç
yarım demet maydonoz ya da dereotu
1-2 dilim bayat ekmek
3 yumurta
3 yemek kaşığı sıvıyağ
bir miktar un
istediğiniz baharat çeşitleri
Kıymanın yarısını iyice kavuruyoruz. Daha sonra kavrulan kıymayı un ve yumurtaların ikisi hariç diğer tüm malzemelerle yoğurup köfteler yapıyoruz. köfteleri önce yumurtaya sonra una bulayıp kızgın yağda kızartıyoruz.

24 Kas 2008

CANIM BABACIĞIM ÖĞRETMENLER GÜNÜN KUTLU OLSUN!


Canım babacığım, senden ayrılalı yıllar oldu. Ama bazı şeyler hiç değişmedi; özlemek gibi, sana ihtiyaç duyduğum onca dertli anlarım gibi, seninle gülmeyi unutamamak gibi.. Şimdi senin bir yerlerden bizi gördüğüne hep inandığım gibi.Sana bunu çocukluğumda kaç kere söyledim bilmiyorum ama SENİ ÇOK SEVİYORUM BABACIĞIM. Sen sadece babam olduğun için değil; bu dünyadan giderken bize evler,arabalar, nereden kazanıldığı bilinmeyen büyük paralar bırakmak yerine, onurlu bir isim ve geçmiş bıraktığın için seni çok seviyorum canım babacığım. Çocuk aklımın büyüyen yanında bile halan temiz kaldığın için seni çok seviyorum. Bana çok şanslı olduğumu hissettiren bir aile bıraktığın için seni çok seviyorum. Yıllar sonra bugün bile halan ismini duyduklarında yüzlerinde tebessüm beliren, yaşamlarında emeğin olan öğrencilerin için seni çok seviyorum. Adını ve soyadını kendine isim yaptığım ve ucundan bucağından azıcıkta olsa sana benzemesinden mutlu olacağım torunun MUSTAFA DEMİR ve ben öğretmenler gününü kutluyoruz.

Seni çok seviyorum, arkadaşım, öğretmenim, babacığım.

23 Kas 2008

ŞİRİN KREPLER


Bu krepleri ne zamandır yapmak istiyordum, ama bir türlü denk gelmiyordu. Denemenizi tavsiye ederim çok hoş oldular. İlk defa yapmam sebebiyle az oldular, ama oldukça lezizdi.
ŞİRİN KREPLER:
Krep Hamuru İçin:
1 su bardağı süt
1 yumurta
yarım su bardağından az fazla un ve tuz
İç Harcı İçin:
250 gr kıyma
1 adet havuç
dereotu ve köri
Üzeri İçin:
kaşar peyniri ve kiraz domates
Öncelikle içine havuç rendelediğimiz kıymayı güzelce kavuruyoruz. Daha sonra krepleri pişirip, kreplere kıymayı paylaştırıyoruz. İçine kıyma koyduğumuz krepleri bohça şeklinde sarıp, kürdanla ortasından tutturuyoruz. 5 dakika 170 derecede bekletip, üzerine kaşar peyniri ve domates koyup, kaşarlar eriyene kadar fırında pişiriyoruz.

21 Kas 2008

İŞTE GELDİM BURDAYIM!


Yine uzun zaman oldu ve ben yine işlere daldım, blogumu çok özledim. Bundan sonra bu kadar ihmal etmeyeceğim blogumu, söz veriyorum kendime:( Burada beraber olduğum bütün arkadaşlarımın benim için bir değeri var elbet, ama nedense en çok sevgili aslı' cığımı özledim.

PATATES SALATASI:
1 kg patates
2,5 su bardağı yoğurt
2 yemek kaşığı mayonez
2 adet havuç
10-15 adet kornişon turşu
Yarım demet dereotu
2-3 diş sarımsak
Haşlanmış patatesi iyice ezip, içine bütün malzemeleri ekleyip, iyice karıştırıyoruz. Biraz kuru olursa yoğurt ekleyebiliriz. Ben bu sefer borcama koyup, birkaç saat sonra ters çevirdim. İstediğiniz şekilde servis edebilirsiniz.

18 Eki 2008

ÇARÇABUK DOĞUMGÜNÜ


Bugün eşimin doğumgünü olması sebebiyle kaç gündür ona güzel bir sürpriz hazırlamayı düşünüyordum. Ancak oğluşumun ufak rahatsızlığı bizi biraz sarstığı için yapmak istediklerimi başka bir doğumgününe ertelemiştim. Yine de son anda bir şeyler yapma isteği ile hayatımın en çarçabuk, ama en uyduruk pastalarından birisini yaptım:)) Ancak insan sevdiği kişilerle olup, gülüp eğlendikten sonra yediği şeyler de çok leziz oluyor. Sevgili arkadaşlarımız Hakan ve eşi Hatice ve tabii ki biricik oğulları Ege' de bizimle oldular.Sevgili Hatice' de bize portakal aromalı puding ve mis gibi Ege:) tarhanası getirmiş. pastanın tarifini yazmıyorum, çünkü elime ne geldi ise koydum; damla çikolata, ahududu, çikolata sosu vs.

14 Eki 2008

MERHABA, TEŞEKKÜR VE SEVGİLER


Herkese yeniden merhaba. Çok ara verdim ve blogumu, sizlerle olmayı o kadar özledim ki anlatamam. Her gün sayıklıyorum; "of blogumla ilgilenemedim.. blogumu özledim" diye. Ama bu arada olup bitenler sebebiyle hem moralimiz çok bozuktu, hem de zaman sıkıntısı yaşadık. Bayramda kızkardeşim sevgili "Has" (ona böyle hitap etmeme çok kızıyo, ama benim hoşuma gidiyo) geliyor diye birkaç günlüğüne annemde kalacaktık. Gittiğimiz akşam maalesef hepimizi çok üzen bir olay yaşadık. Sevgili oğlum annemin evindeki merdivenden düştü. Hatta yuvarlandı. Fiziksel olarak hiçbir şeyi yoktu çok şükür ama çok korktuğu için bayağı ağladı canım oğlum. Bayram öncesinde moralimiz o kadar bozuldu ki, kaç gün etkisinden kurtulamadık. Onun ardına bir de bağırsak enfeksiyonu geçirdi ve halan ishal. Ama güzel haber bu arada iki tane dişimizde tam olarak çıktı:)) benim gibi küçük bebeği olan tüm annelere en önemli tavsiyem; lütfen çocuğunuzu hiç yalnız bırakmayın. Bırakın evde ki tüm işler beklesin, hiç önemli değil. Emeklemek, yürümek derken daha dün beşiklerinde yatan bebişler birden öyle bir hareketleniyorlar ki anlatamam.
Tabii bir de blogumda büyük bir sorun yaşandı bu arada. Bilgisayarcı arkadaşın dediğine göre bloguma eklediğim ziyaretçi sayacı blogda sorun yaratmış. Bu sayaçların sorunsuz olanını bulmama yardım eden olursa sevinirim. Yokluğumda, uzun bir ara vermiş olmama rağmen ve sorunlu siteme yine de uğramayı ihmal etmeyen bütün dostlarıma çok teşekkür ediyorum.
Üzüntüyü ve sorunlu ziyaretçi sayaçlarını bir yana bırakırsak:)) yine en kısa zamanda güzel tariflerle buluşmak dileğiyle. sevgiler.
not: Oğluma her baktığınızda bir "maaşallah" derseniz çok sevinirim.

23 Eyl 2008

İKİNCİ ETKİNLİĞİM: "ŞİPŞAK TARİFLER" ŞİPŞAK HALLEY PASTA


Sevgili "Bir Demet Fesleğen" arkadaşımızın düzenlediği "Şipşak Tarifler" etkinliğine katılmayı günlerdir erteliyordum. Benim gibi küçücük bebeği olanların bana hak vereceğine eminim. Benim için çok pratik sayılabilecek bir pasta tarifini paylaşıyorum sizlerle. Habersiz biri geldiğinde hemen yapabileceğiniz bir pasta. Neyse efendim Sözü fazla uzatmayayım, işte tarif.

HALLEY PASTA:
1 paket Halley ( 10'lu paketlerden)
2 paket krem şanti
2 su bardağı süt
Krem şantiyi sütle birlikte çırpıyoruz ve içine halleyleri kırıyoruz. İstediğimiz şekildeki bir kalıba boşaltıp 2 saat derin dondurucuda bekletiyoruz. Daha sonra ters çevirip üzerini istediğimiz bir şeyle süslüyoruz. Ben bu sefer çilekli krem şanti ve üzerine kakao kullandım.

21 Eyl 2008

SPORA BAŞLADIM..KİLO VERMEM LAZIM..BENDE Kİ REJİM SERBEST REJİM OLDU NEREDEYSE:))


Yahu ben ne yapacağım, nasıl kilo verceğim? Geçen ay başladığım spor salonunun duvarları olsa da beni anlatsa. Suratım kırmızı pancar gibi oluyor her seferinde. Ama bu sefer kararlıyım. Bu kış kilolara veda edeceğim. İnşallah. Bu arada bloguma yorum gönderen bütün arkadaşlarıma içten teşekkür ederim.

9 Eyl 2008

AĞZI AÇIK POĞAÇA


Bu tarifi ne zamandır denemek istiyordum, ama bir türlü denk gelememişti. En sonunda tarifini aynen uyguladığım sevgili Nino'nun http://ninomutfakta.blogspot.com/search/label/Hamur%20Isleri sayfasında da görünce hemen kolları sıvadım. iyi ki de sıvamışım; çünkü harika bir poğaça oldu. Evdekiler bir türlü benim yaptıpıma inanamadılar. Her nedense:)) size de çok inanarak önereceğim bu tarif şöyle.

MALZEMELER
1 Su Bardagi Ilik Sut
1 Su Bardagi Sivi Yag
1 Su Bardagi Yogurt
1 Yumurta Sarisi (Uzerine Surmek Icin)
1 Tatli Kasigi Tuz
1 Tatli Kasigi Seker
1 Kucuk Paket Toz Maya (Veya 1 Tepeleme Yemek Kasigi)
Aldigi Kadar Un (Yumusak Bir Hamur Olacak Kadar
Ic Harci Icin
250 gr. Beyaz Peynir
2 Demet Maydanoz
Ilik sutte toz mayayi eritip, butun malzemeleri karistirin ve yavas yavas un ekleyerek, yumusak bir hamur elde edene kadar yogurun. Hamurun uzerine nemli bir bez koyup, mayalanana kadar dinlendirin. Cevizden biraz buyuk parcalar koparip, top haline getirin ve yaglanmis firin tepsisine dizin. Minik toplarin uzerine yumurta sarisi surup, 180-200 derece firinda uzerleri hafif kizarana kadar pisirin. Bu arada harcinizi hazirlayabilirsiniz. Oncelikle 1 demet maydanozu rondoda iyice kiyip, ayri bir tabaga alin. Diger maydanoz demeti ve peyniri rondoda cekin ve onuda ayri bir tabaga koyun. Pisen pogacalarinizi hemen firindan cikartip, uzerlerine havlu veya sofra bezi ortunki kurumasin. 20-30 dakika pogacalarinizi bu sekilde dinlendirdikten sonra, pogacalari enlemesine yarim ay seklinde karninda yarin. Peynirli maydanozlu harcinizdan biraz pogacanin icine, birazda kestiginiz agiz kismina surun. Daha sonra pogacanin agiz kismindaki peynirli harci, kiydiginiz maydanoza bulayip, servis tabagina alip, servis yapin.

FIRINDA SEBZE


İşte çok pratik ve ekonomik bir yemek çeşidi. aynı zamanda tam bir diyet yemeği.
MALZEMELER:
2 adet patates
2 adet havuç
2 adet kabak
2 yemek kaşığı sıvıyağ
Yarım çay bardağı süt
Sebzeleri rendeliyoruz, ve diğer malzemelerle karıştırıp; fırın kabına yayıyoruz. 170 derecede yarım saat pişiriyoruz. Eğer istersen kaşar rendesi de ekleyebilirsiniz.

7 Eyl 2008

KÜÇÜK MUTLULUKLAR


Bazen insan anlam bile veremeyceği kadar basit ya da küçük şeylerden mutluda olabiliyor, mutsuzda. Bazen bir yağmur yağıyor ve ben her şeyi bırakıp sadece güzel şeylerin peşinden koşuyorum. Bazen birisinden ufacık bir armağan alıyorum ve sanki dünyaları almış gibi oluyorum. Şu anda yakınımda olan her sevdiğime bir armağan alıp vermek istiyorum. Bu küçük kekleri de annemin çok sevdiğim bir arkadaşı için yaptım. Oğlu üniversiteyi kazandı, biz de onların adına çok mutlu olduk. Darısı her isteyenin başına. Ayyy yeter içim şişti vallahi.