19 May 2009

EV SAHİBİNİN HEDİYESİ :) VE UZUN BİR ARADAN SONRA...


Herkese merhabalar. Biliyorum uzun zaman oldu yazmayalı; bir yandan sizlerden gelen sorular ve öneriler, diğer yandan evdeki tadilat durumları, ve tabii ki benim bloğumu özleyişim :( Az önce de bahsettiğim gibi evde ki tadilat durumları sebebiyle internet bağlantımız da gitti. Küçük bir çocukla ev içinde ufak çapta bir inşaat..Düşünün artık.

Ancaaakkk bütün bu yorgunlukların arasında dün akşam gelen kargo beni nasıl mutlu etti anlatamam. Uzun zamandır aldığım en renkli, en bana yakın ve beni en mutlu eden hediyelerim geldi. Sevgili Gonca'cığım (http://www.pembemerdane.com/) bana ne güzel şeyler yollamış. Tabii hem mimar olmanın hem pastacılık gibi hoş bir meslek ile uğraşmanın hem de Allah'tan güzel hislere sahip olmanın verdiği zorunlulukla çok ince düşünülmüş bir hediye paketiydi. Kısaca anlatırsam; o renkli şablonlar, minik ve yine renkli muffin kağıtları, her inceliği düşünmüş olan Gonca' cığımın "minik muffin" tarifi (inşallah yapıp en kısa zamanda paylaşacağım) tatliş çiçekli bezleri, evdekiler bitmek üzere olan pasta altlıkları, o muffinlerimi süslemem için renk renk şeker hamurlarım, güzel bir kahve fincanı ve aynından pasta tabağım, Gonca'cığımın güzel, samimi notu ve en nihayetinde en hoş olanı ismime yapılmış özel kurabiyelerim. Siz olsanız benim kadar mutlu olmazmısınız? Gonca' cığım; bir kez de buradan sana teşekkür ederim canım. Senin de belirttiğin gibi inşallah birgün bir araya gelmek dileğiyle..

Bütün bunlarla beraber benden halan mailini almayan arkadaşlar varmış. Bir yandan onlara tekrar cevap yazmaya çalışacağım. Zaman zaman maillerinize geç cevap verdiğim için özürdilerim, inanın bu ara evin hali felaket.. hepsini telafi edeceğiz ama değil mi?:))şimdilik bunları yazıyorum ama hemen peşine etkinliğe katılan tüm arkadaşlarımı yayınlayacağım yazım gelecek. Beklemede kalın :)) Herkese sevgiler..

01 May 2009

İŞTE GELDİM BURDAYIM!


Eveeettt, etkinliğimiz sona erdi sonunda. Ben de çekiliş olayını gerçekleştirdim:)) Yazımı yazdıktan sonra hepinize maillerinizi de atacağım. Artık ondan sonrası size kalmış. Ama bütün bunlarla beraber bana etkinliğin başlangıç tarihinden itibaren en çok sorduğunuz birkaç soruya cevap vereyim:

1) Gönderilecek hediyede fiyat belirlemesi var mı?
Aslında ben bir fiyat aralığı belirlemeyi düşünmüyordum. Adıyla beraber "hediye" bu dedim. Fiyatı olmaz. Ancak bazı arkadaşların bu konuda ki ısrar ve tavsiyeleri, ayrıca düşündüğümde gönderilecek hediyeler arasında bir denge sağlanması olayı beni de arkadaşlarla hemfikir yaptı diyebilirim. Bu noktada hediye için belirlediğimiz fiyat aralığı: 20 - 40 tl arası. Bu rakamlar sizin istekleriniz ve tavsiyeleriniz sonucu oluşturuldu, bilmenizi isterim.

2) Gönderilecek hediyelere neleri örnek verebiliriz?
Ben bloğumda oluşturduğum bu ilk etkinliğimin kategorisini "pastacılık" üzerine karar vermiştim. Yine bazı arkadaşlar bunu daha da genişleterek "mutfakla ilgili herhangi bir şeyler" olsun dedi. Eeee bizim de sizlere karşı boynumuz kıldan ince. Olsun dedik. Zaten pasta gereçleri ve mutfakla ilgili her şey içiçe sayılmaz mı? Ancak ben yine de belirlediğim ketegoriye uygun olarak birkaç öneri verecek olursam; pasta kalıpları, şık bir servis tabağı ya da pastacılık yapımında kullanılan herhangi gereçler...Ayrıca bu konuya ilişkin bir de tavsiyem olacak; hediyenizi belirlemeden önce mutlaka hediye göndereceğiniz arkadaşınızın bloğunu inceleyin derim. Bu hem daha keyifli olacak hem de size fikir vermede yardımcı olacaktır.

3) Hediyemizi gönderirken ayrıca kendimizi belirten bir şeyler de olsun mu?
Tabii ki olsun. Hediyenizle birlikte kendinizi ifade eden güzel bir mektup ve onun üzerine sıkıştırılmış küçük bir not kağıdında blogunuzun adı ve adresi. Ben hediye göndereceğim arkadaşıma ayrıca bu aralar hobi edindiğim birkaç küçük elişi de koymayı mutlaka düşünüyorum. Bunların yanı sıra isterseniz yaşadığınız yere özgü bir ürün ya da orayı hatırlatan bir şeyler de ekleyebilirsiniz.

4) Hediyemiz gelince blogda mutlaka yayınlayacak mıyız?
Evet yayınlayacaksınız. Hediyeniz elinize ulaştığında bloğunuzda yayınlamanızı özellikle rica ediyorum. Buna ek olarak gönderen arkadaşınıza başka türlü teşekkür etmek isterseniz orasını bilmem:)

Sanırım sorular şimdilik bu kadar. Umarım cevaplar yardımcı olmuştur. Bu arada şunu özellikle belirtmeliyim ki; bazı arkadaşlar bana katılacaklarını belirtip son ana kadar bilgilerini göndermediler. inanın bir sürü mail attım, olumlu ya da olumsuz mutlaka cevap bekliyorum dedim. Yine de geri dönen olmadı:( Ben de bu durumda onları listeden silmek zorunda kaldım, üzgünüm.
Beni bu ilk etkinliğimde yalnız bırakmayan bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Hepiniz hediyelerinizi şimdiden güle güle kullanın:)
Ben şimdi sizlere mail atmaya gidiyorum, tekrar görüşmek dileğiyle.Sevgiler.

NOT: Önümüzdeki iki günde mailini almayan olursa bana bir mail atması yeterli. Zaman zaman gönderi sırasında problem çıkabiliyor, sevgiler.

27 Nis 2009

UN HELVASI

Biliyorum çok ihmal ettim bloğumu, ama inanın bu ara işlerimin yoğunlıuğu beni aldı götürdü yorgunluk diyarlarına. Etkinliğimizin bitimine de çok az bir süre kaldı ve onunla ilgili işler de oldukça zaman aldı. Bu arada etkinliğimizle ilgili çok sorulan birkaç soru var, onları da bugün yarın burada muhakkak cevaplayacağım. Gerçi soru soran bütün arkadaşlara yorum bırakarak cevap vermeye çalıştım, ama bir kez de buradan gerekli açıklamaları yapacağım. Şimdi benim birkaç işim daha var :) ben onları halletmeye dururken siz de nefis ve benim için vazgeçilmez un helvasının tadına bakın:) Bu sefer un helvasının balını tamamen süt ile yaptım, sanki daha nefis oldu.
UN HELVASI:
200 gr tereyağ
2,5 su bardağı un
Şerbeti için:
2 su bardağı şeker
2 su bardağı süt
Önce tereyağı yakmadan güzelce eritip, unu ekliyoruz ve rengi dönene kadar sürekli karıştırarak kavuruyoruz. Bu arada bir yandan şerbeti de hazırlıyoruz.Tadı ve kokusu kavrulmuş un haline gelince kaynamış şerbeti döküyoruz üzerine ve karıştırıyoruz. Şerbetini iyice çekmesi için kısık ateşte birkaç dakika bekletip, daha sonra ılıyınca istediğimiz şekli veriyoruz. Ben küçüklüğümden kalan bir gözlem sonucu unun kıvamına gelip gelmediğini az az tabağa alıp, üzerine birkaç damla şerbet dökerek ve tadına bakarak anlıyorum.

02 Nis 2009

CANIM HEDİYELEŞMEK İSTEDİ..


Hediyeleşiyoruz, evet hediyeleşiyoruz. Canım birilerine çeşit çeşit uafak tefek hediyeler göndermek istedi. Paketini açtığında yüzünde belirecek gülümsemeyi hayal etmek istedim ve güzel şeyler gördüm. O zaman hediyeleşiyoruz. İşte kurallar:
  • Hediye etkinliğine katılmak isteyenler,ad-soyad, blog adı, adres ,telefon numaraları ve mail adreslerini bahas8185@hotmail.com adresine mail olarak yollayacaklar.
  • Hediye etkinliğimize katılma süresi 01.05.2009 sabahı sona erecektir.
  • Ben etkinliğe katılmak isteyen bütün arkadaşların isimlerini küçük kağıtlara yazıp çekiliş için bekleteceğim. Süre bitince çekilişi yapacak ve katılımcı arkadaşlarımızın kimlere hediye aldığını kendilerine mail yoluyla bildireceğim.
  • Ancak kural gereği :) (hep böyle derler) katılımcılar sadece kimlere hediye aldığını bilecek, ona kimin hediye göndereceği merakını ise hediyesini açıp, mektupta öğreneceği ana kadar sürdürecek.
  • Hediye kateegorimiz pastacılık üzerine. Pasta yapmakla ilgili aklınıza ne gelirse..Bunların yanı sıra elbette isterseniz ek olarak başka şeyler de gönderebilirsiniz. İsterseniz tek bir hediye ya da küçük küçük birkaç şey..Artık size kalmış. (Bu kategori belirleme işini unutmuşum. Sağolsun arkadaşlarım hatırlattılar. Kendilerine teşekkür ederim.)

Şimdiden katılmak isteyen tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. Ayrıca şunları hemen belirteyim; birincisi, bu benim ilk düzenlediğim bir faaliyet. Dolayısıyla eksik ya da hatalar varsa yardımcı olursanız çok sevinirim. İkincisi, bu ve buna benzer faaliyetler sanırım daha önce de yapılmıştır. Ben blog dünyasında çok eski olmadığım için bilemiyorum. Benzerlikler çalıntı olarak algılanmasın lütfen:)

01 Nis 2009

BU NASIL İŞ?

Bugün biraz olsun televizyon izlerim düşüncesiyle sabah bilgisayardan önce televizyona sarıldım. Kaç gündür helikopter kazasıydı, yerel seçimlerdi, seçim uğruna ölenler kalanlardı derken bana yine gına:) gelmişti televizyon denen aletten. Neyse eh bugün artık bu haberler bir ölçüde olsun azalmıştır dedim, televizyonu açayım derken açmamla kapamam bir oldu. Çünkü bana gelen gına:) anladım ki hala geçmemiş. Nasıl geçsin? Yahu vallahi delircem, hem de peşpeşe veriyorlar bu sinir harbi haber müsveddelerini..
Neymiş efendim Muhsin Yazıcıoğlu ve diğer arkadaşlarının düştüğü helikopter kazasında enkazı bulan köylüler hakkında soruşturma açılacakmış. Bazı köylülerin "burda ne devlet var, ne asker.Bizi dinleselerdi enkaz daha önceden bulunurdu" şeklinde ki sözleri devleti küçük düşürmüş. Onun için de savcılık bu sözleri incelemeye almış. Delircemmmmm...Yahu bende mi bir algı eksikliği var yoksa her şeyi doğru anlıyorum da kimse çaktırmıyormu? Devletin onca askerinden, sivil savunma görevlilerinden, akut dan makut dan önce bu adamlar enkazı buluyor ve savcılık incelemesine giriyorlar. Ne olacak ki canım, sadece bilmem kaç bin yükseklikte ki dağlara tırmandılar, oh bir de temiz dağ havası aldılar, kar mı? Aman ne olacak canım..köylü onlar kaç metre de olsa kar onlara bir şey demez..
Lütfen demokratik olalım..lütfen.. Biz demokrasiyle, cumhuriyetimizle, bu özgürlüğü bize hediye eden Atatürk'ümüzle övünüyoruz. O zaman ne bu? Bu kadar özgürce cümleyi kuramayacak olan köylü hangi milletin efendisi ben anlamadım ki..Efendiliği kim kaybetmiş ki bizim köylüler bulsun..
Bu olay zaten yeterince üzdü hepimizi. En çok da bir insanın sadece dizi kırıkken, bağıra bağıra ölmesi, ölümü beklemesi yeterince kötü. Ben, çoğu zaman içinde saklamayı tercih ettikleri zeka ve yürekliliklerini bu sefer dışa vuran ve kar demeden, soğuk demeden evlerini, çocuklarını bırakıp çalışmalara katılan bütün köylülere minnet duyuyorum.
İkinci cinnet meseleme gelince; hala bitmeyen şu seçim gailesi.. Ya akşama kadar şu sokakta bangı bangır saçma ötesi müziklerle propaganda yapıp geçerlerken, ben de "of şu seçimler bitse de kurtulsak" diye sinir harbi geçiriyordum. (Ben tam çocuğu uyutuyorum, onlar bangı bangır müzik açmışlar. Bir de iyi müzikler olsa. Tabii çocukcağız da "ıngaaaaaa...ıngaaa...":)) diye ağlayarak uyanmıyor mu..of..yaklaşmayın yanıma.
Zaten bu sene ki seçimlerde liderler ve yanlarında ki büyük isimlerden çok seçim olayları daha ilgi gördü.
Dün akşam izliyorum; bilmem nerenin ilçesinde seçime 1 hafta kala iktidar partisinin belediye başkan adayı vefat ediyor. Buna karşın ismi aday listesinden silinmiyor ve seçimlerde birinci olarak çıkıyor. Ancak kendisi mefta olduğu için ikinci sırada gelen muhalefet partisinin adayı başkan koltuğuna oturuyor. Vefat eden kişinin yakınları özellikle kadınlar:(( ortalığı yıkıyorlar. Neymiş? Başkanlığı kabul edilen o kişi görevinden alınacakmış, onu kabul etmiyorlarmış, yerine başkan vefat eden kişinin partisinden biri gelecekmiş. Köylü bir teyzem diyor ki; "hayır, biz o geleni kabul etmiyoruz, madem oğlumuz öldü onun ismi yaşayacak ve onun partisinden biri başkan olacak" mış......
Ah cehalet..ah cahil halkım benimm...diye bir türkü bile tutturmuşum o anda, onu söylüyorum. Yahu teyzecim bu demokrasi, başka şeye benzer mi? Öyle kafana göre birini oturtursan demokrasi nerde kaldı?
Haaaa bir de bizim mahalle muhtarlığı..Burası da bir alem. Yıllardır aynı muhtar var burda ben kendimi bildim bileli. Bu sene bir bayan da aday olmuş, millet onu ayıplıyor. "Burda yılların muhtarı varken kim seçer onu "diyorlar. Şimdi ki muhtarın babası da önceden bu mahallenin muhtarıymış, bizim muhtara da babasından kalmış bu meslek. Başka muhtar düşünülemezmiş. Yahu yine ne alakası ver diyeceğim. Kraliyet mi bu da babadan oğula geçsin..Delircem.Demokrasi bu teyzecim demokrasi.. Başka şeye benzemez.
Anlaşılan o ki; bize demokrasinin nasıl bir şey olduğunu unutturmuşlar. Birbirimize demokrasiden uzak barbarca, vahşice davranırken demokrasi denilen şeyi unutmuşuz. İlkokulda bize resimlerle, kartonlarla, piyeslerle ve ısrarla anlatılan demokrasiyi hiç kaybetmesek keşke.

31 Mar 2009

KARYAĞDI TATLISI


Bu tatlıyı çok uzun zaman önce, bize verdiği davet masasını da yayınladığım Seval Teyze'de yemiştim. Denenecek tariflerim arasında çoktan yerini almış da, ben gözden kaçırmışım galiba. Sonunda denemiş bulunmaktayım. Aslında bildiğimiz irmik muhallebisi kıvamında ve tadında ama tek farkı bol hindistancevizi de eklenmesi.

KARYAĞDI TATLISI:
1 kg süt
9-10 kaşık irmik
1 su bardağı şeker
Hindistancevizi
Çeşitli meyveler
Yapılışı: Tencereye sütü koyup üzerine şeker ve irmiği ekliyoruz. Muhallebi kıvamında pişirip, servis yapacağımız kaba boşaltıp ılımaya bırakıyoruz. Daha sonra üzerine bolca hindistancevizi serpip istediğimiz meyvelerle süsleyebiliriz.

27 Mar 2009

DONAT


Uzun zamandır yapmak istediğim tariflerden biriydi donat. Sonuç nasıl oldu diye sorarsanız ev halkı memnun kaldı diyebilirim. Ama en çok çikolatalı olanlardan:) Bir de mayalı bir tarif olduğu için ertesi güne kalmaması tercihimdir. Yine de değişik ve merak ettiğim bir tattı. Pişman değilim:)
DONAT:
1 yumurta
1 su bardağı ılık süt
1 çay bardağı ılık su
1 çay bardağı toz şeker
1 tatlı kaşığı tarçın
1 paket kuru maya
Yarım çay kaşığı tuz
Aldığı kadar un

Üzeri İçin:
Pudra şekeri
1 çay bardağı krema
100 gr bitter çikolata
Hamur için gerekli malzemeler yoğurulup, 1-2 saat sıcak bir ortamda mayalanmaya bırakılır. Daha sonra hamurdan yumurta büyüklüğünde parçalar koparıp elimizle simit şekli veriyoruz. (Bunun için önce yuvarlayıp, sonra ortasına küçük bir şişe açacağıyla delik açın) 10 dakika daha bu şekilde mayalandırıp daha sonra kızgın yağda kızartıyoruz. Önce peçete üzerine alıp soğumaya bırakıyoruz. O sırada kremayı kaynatmadan sadece ısıtıp ocaktan alıyoruz ve içine küçük parçalar halinde çikolatayı atıyoruz. Çikolata eridikten sonra donatların üzerine sürüyoruz ve fındık parçaları serpiyoruz. Ben bazılarına pudra şekeri de serptim. Daha da çeşitlendirebilinir. Fıstık tozu, hindistan cevizi....

GÜZEL BİR GÜN


Küçük çocuğu olanlar çok iyi bilirler ki; birkaç gün evde kaldıklarında bunalım ve sinir dolu anlar başlıyor. Gerçekten evde sıkılıyorlar ve dışarıyı özlüyorlar. Benim oğlum daha 1 yaşında ama inanılamayacak kadar sokak hastası. Daha şimdiden:) O annelerimizin "hadi çocuğum eve gel, bak ezan okunuyor" cümlesini ben de sık sık söyleyeceğim galiba. Siz de öyle miydiniz bilmiyorum ama biz ezanla eve giriş saatimizin arasındaki ilişkiyi merak eder, yine de bulamazdık. Neyse dün kış ve soğuğun devam etmesine karşın güzel bir hava var gibiydi. Biz de bunu değerlendirelim ve sevdiğimiz aile dostlarımız olan Hava Teyze'lere bir ziyaret yapalım dedik. Sağolsunlar bizi her zaman ki gibi çok güzel ağırladılar. Ben de giderken Donat ve fotoğrafı çekilemeyen küçük poğaçalar hazırladım. Özellikle mezgit balığının üzerine sarımsak ve domates çok yakışmıştı.
Masamızda Olanlar:
Kaldirik Kızartması (Buranın yerli sebzelerinden.Tadı harika bence)
Domates ve Sarımsak Soslu Buğulama Mezgit
Lahana Turşusu Kavurması
Patates Salatası
Elmalı Kurabiye
Donat ve fotoğrafı çekilemeyen minik poğaçalar (onlar da benden)